21.10.2017 20:37
::Atatürk::
Das Leben von Atatürk
Chronologie
Aussagen
Man Sagt Über Atatürk
Anıtkabir
Atatürk's Musikauffassung
Meb Atatürk
Üye Kayıt İstatistikleri
Kayıtlı: 16759

Bugün: 9
Dün: 51
Bu Hafta: 56
Bu ay: 306
Bu yıl: 3135
Yeni Kullanıcı : Angirsic
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 13,422
En Yeni Üye: alpgok1968
Ana Menü
Flash Dil Oyunları
Ana Sayfa
Downloads
Linkler
Resim Galerisi
Sık Sorulan Sorular
Almanya Haritası
::Planlar::
İlköğretim Yıllık Planlar
İlköğretim Günlük Planlar
Lise Yıllık Planlar
Lise Günlük Planlar
::Soru Bankası::
Soru Bankası İlköğretim
Soru Bankası Lise
KPDS - KPSS
ÜDS
YDS
SBS
AİO ve AÖL
::Dosyalar::
Arbeitsblätter
Dokümanlar
Zümreler
Öğretim Programları
Yönetmelikler
Ders Kitapları
E-Kitap
Sketche
Programlar
::DaF::
Online Übungen
Online Adjektive Lernen
::Sizde Katılın::
Sık Kullanılanlara Ekle
Sitemizi Tavsiye Ediniz
::Haber::
Son Dakika
Eğitim Haberleri
Emek Haberleri
Almanya Canlı Radyo
Die Deutsche Zeitungen

Sudoku Oyna
Almanca Dersler
Almance Video Kursu
canoo.net
canoo.net
Duden Online
Duden
Online Wörterbuch
Tıklayınız
Sunular İçin Tıklayınız
Tıklayınız
Sunular İçin Tıklayınız
Das Zitat des Tages
Das Zufallszitat
En Son Makaleler
DaF ist spitze!
Rotkäppchen und der ...
Roland und der Drache
Hänsel und Gretel
Herr Johns
RSS Yayın
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
Security System 1.8.3 © 2006 by BS-Fusion Deutschland
DaF
Almanca :: Grammatik :: Die Konjunktionen
DİE KONJUNKTIONEN (BAĞLAÇLAR)
Almanca'da çokça kullanılan bağlaçlar, bunların anlamları ve cümle içinde kullanılışları aşağıda verilmiştir.
als (iken)
Als ich Kind war, gingen wir nach Deutschland. Ben çocukken, Almanya'ya gitmiştik.
(Als, geçmişte bir defa meydana gelmiş olaylar için kullanılır ve fiillerin Prâteritum olmasına neden olur.)
also (o halde, öyleyse)
Ali arbeitet nicht mit mir, also muss ich allein arbeiten. Ali benimle birlikte çalışmıyor, o halde yalnız çalışmalıyım.
anstatt dass (yerine)
Mein Bruder geht immer spazieren, anstatt dass er arbeitet. Kardeşim, çalışacağına sürekli geziyor.
ausserdem (ayrıca, bundan başka)
leh mache meine Aufgaben, ausserdem helfe ich meinem Bruder. Derslerime çalışıyor, ayrıca kardeşime yardım ediyorum.
bevor(önce)
lch muss mich vorbereiten, bevor ich abreise. Yolculuğa çıkmadan önce hazırlanmalıyım.
bis (kadar)
Ayşe hat auf ihren Freund gewartet, bis er kommt. Ayşe erkek arkadaşını, o gelinceye kadar bekledi.
beziehungsweise (bzw.) (veya)
Sagst du das bitte Ali bzw. seiner Frau. Lütfen Ali'ye ya da eşine söyler misin.
da (için)
Da Ahmet krank ist, geht er nicht in die Schule. Ahmet hasta olduğu için, okula gitmiyor.
(Günlük konuşma dilinde "da" yerine "weil" kullanılır. Yukarıdaki örneği konuşma diliyle ifade edecek olursak, şöyle deriz:
Warum geht Ahmet nicht in die Schule? Ahmet geht nicht in die Schule, vveil er
krank ist.)


daher (bundan dolayı)
Der Laden ist geschlossen, daher kann ich nichts kaufen. Dükkân kapalı olduğundan, bir şeyler alamıyorum.
damıt (-mek için)
Mach die Türe zu, damit wir abfahren können. Kapıları kapa ki, yola çıkalım.
dann (sonra, o zaman)
Ali macht zuerst seine Aufgabe, dann geht er ins Kino. Ali, önce ödevini yapıyor, sonra sinemaya gidiyor.
darum (bunun için)
Ayşe möchte in der Prüfung Erfolg haben, darum arbeitet sie viel. Ayşe sınavı başarmak istiyor, bunun için çok çalışıyor.
das heisst (d.h.) (yani)
Meine Mutter wird im April kommen, das heipt wenn sie wieder gesund ist. Annem Nisan'da gelecek, yani tekrar sağlığına kavuşursa.
dass (ki)
lch möchte, dass meine Schwester erfolgreich ist.
Ben istiyorum ki, kız kardeşim başarılı olsun.
denn (çünkü)
Du musst schnell gehen, denn dein Vater vvartet auf dich. Çabuk gitmelisin, çünkü baban seni bekliyor.
(Hatırlatma: Aynı cümle "weil" ile kurulsaydı, fiil sona gelecekti. Du musst schnell gehen, weil dein Vater auf dich vvartet.)
deshalb, deswegen (bundan dolayı)
DasWetter ist heute bewölkt, deswegen (deshalb) fahren wir nicht spazieren. Bugün hava bulutlu, bundan dolayı gezmeye gitmiyoruz.
doch (bununla birlikte, ancak)
Das Auto ist wirklich schön, doch ist es sehr teuer. Araba gerçekten güzel, ama çok pahalı.
ebenso (aynı şekilde, bunun yanında)
Hasan kann Deutsch und Englisch, ebenso Arabisch.
Hasan Almanca ve İngilizce, bunun yanında Arapça biliyor.
einerseits...andererseits (bir yandan...diğer yandan)
Einerseits hört Mehmet Musik, andererseits macht er seine Aufgabe.
Mehmet bir yandan müzik dinliyor, diğer yandan ödevini yapıyor.
entweder...oder (ya...ya da)
Entweder ich mache Urlaub, öder ich arbeite im Sommer. Ya tatil yaparım, ya da yazın çalışırım.
indem (-mek suretiyle)
Wir werden erfolgreich, indem wir viel arbeiten. Çok çalışmak suretiyle başarılı olacağız.
insofern/insoweit (o bakımdan)
Er hat mir das Geld zurückgegeben, insoweit ist alles in Ordnung.
Bana parayı geri verdi, o bakımdan her şey yolunda.
inzwischen (bu arada)
lch muss noch arbeiten, inzwvischen kannst du, zum Markt gehen. Benim daha çalışmam gerekiyor, bu arada sen pazara gidebilirsin.
ja...sogar (hatta, bile)
Süreyya Ayhan hat sehr gute sportliche Leistungen gezeigt, ja sie wurde imRennen sogar die zweiter
Süreyya Ayhan çok iyi bir sportif başarı gösterdi, hatta koşuda ikinci oldu.
je...desto/je...umso (ne kadar...o kadar)
Je länger man in Deutschland bleibt, desto (umso) besser spricht man Deutsch. Almanya'da ne kadar çok kalınırsa, Almanca o kadar iyi konuşulur.
jedoch (bununla beraber, ama)
Turgay ist in Deutschland vier Jahre geblieben, jedoch kann er nicht so gut
Deutsch.
Turgay Almanya'da dört yıl kaldı, ama Almanca'sı çok iyi değil.
kaum (henüz, yapar yapmaz)
Kaum hatte er mich erblickt, da lud er mich zu einer Tasse Kaffee ein. Beni görür görmez kahve içmeye davet etti.
nachdem (-dikten sonra)
(Bu bağlaçta fiillerin zamanlarındaki uyuma dikkat edilmelidir.)
Nachdem er Deutsch gelemt hatte, begann er sein Studium. Plusquamperfekt Prâteritum
Nachdem er Deutsch gelernt hat, beginnt er sein Studium. Perfekt Prâsens
Nachdem er Deutsch gelemt hat, wird er sein Studium beginnen.
Perfekt Fütur
Almanca öğrendikten sonra yükseköğrenime başladı I başlıyorI başlayacak.
namlich (yani)
Du musst in der Schule lernen, was in deinem Leben brauchst, namlich Lesen,
Schreiben, Arbeiten usw.
Okulda, hayatta sana lâzım olan şeyleri, yani okumak, yazmak, çalışmak vs.
öğrenmelisin.
nur (yalnız, ancak)
Die Dame ist sehr schön, nur ist sie ein wenig dünn. Kadm çok güzel, ancak biraz zayıf.
ob (-ip -meyeceğini)
Weisst du, ob Ali kommt? Ali'nin gelip gelmeyeceğini biliyor musun?
obwohl (obgleich, obschon) (rağmen) Nazlı will sich nicht entschuldigen, obwohl (obgleich, obschon) er im Unrecht ist. Nazlı, haksız olmasına rağmen, özür dilemek istemiyor.
ohne...zu/ohne...dass (-meksizin)
Dein Bruder nimmt das Buch, ohne zu fragen. Kardeşin, sormadan kitabı alıyor.
seit/seitdem (-den beri)
Seit(dem) wir hier sind, haben viele Bekannte uns besucht. Buraya geldiğimizden beri, bir çok tanıdığımız bizi ziyaret etti
sobald (olur olmaz)
Du musst anrufen, sobald du zu Hause angekommen bist.
Eve gelir gelmez, telefon etmelisin.
sofern (o takdirde)
lch helfe dir, sofern ich in der Lage bin. Uygun olursam, sana yardım ederim.
solange (olduğu sürece)
Mein Grossvater wollte in Aydın wohnen, solange er lebt. Dedem yaşadığı sürece Aydın'da oturmak isterdi.
somit (böylece)
Mein âlterer Bruder ist aus Kayseri gekommen, somit sind unsere Familie
beisammen.
Abim Kayseri'den geldi; böylece ailemiz bir araya geldi.
sondern (aksine)
Mein kleiner Bruder will nicht studieren, sondern gleich in den Beruf gehen.
Küçük kardeşim üniversite okumak istemiyor; aksine hemen mesleğe başlamak
istiyor.
sonst (aksi takdirde, yoksa)
Du musst viel arbeiten, sonst kannst du keinen Urlaub haben. Çok çalışmalısın, yoksa tatil yapamazsın.
soviel/soweit (kadarıyla, göre)
Soviel (soweit) ich weiss, kommt seine Schv/ester am Sontag. Bildiğim kadarıyla, kızkardeşi Pazar günü geliyor.
sovvie (auch) (ve aynı şekilde, gibi)
Ali sowie mein Bruder studieren in İstanbul. Ali ve kardeşim İstanbul'da okuyorlar.
statt (yerine)
Statt ins Kino zu gehen, sollst du deine Aufgaben machen.
Sinemaya gideceğine, ödevlerini yapmalısın.
stattdessen (onun yerine)
lch hatte dich um einen langen Brief gebeten, stattdessen hast du mir eine Postkarte geschickt.
Senden uzun bir mektup yazmanı rica etmiştim; sen onun yerine bir kartposta l gönderdin.
teils...teils (biraz...biraz da)
Teils bejahren wir die Plâne, teils lehnen wir sie ab. Planı kısmen kabul ediyoruz; kısmen de reddediyoruz.
trotzdem (buna rağmen)
Er hat viele Medikamente genommen, trotzdem ist er nicht gesünder geworden. Çokça ilaç almasına rağmen, iyileşemedi.
um...zu (için)
Fatma hat an einem Deutschkurs teilgenommen, um ihre Deutschkentnisse zu verbessern.
Fatma Almanca bilgisini geliştirmek için, bir Almanca kursuna katıldı.
und zwar (şöyle ki)
Wir haben einige Stâdte besucht, und zwar Samsun, Ordu, Giresun und Trabzon. Bazı şehirleri ziyaret ettik; şöyle ki, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon.
wâhrend (sırasında)
Wâhrend unserer Reise, haben vvir schöne Landschaften gesehen. Yolculuğumuz sırasında güzel manzaralar gördük.
weder...noch (ne...ne de)
lch kann weder Englisch noch Arabisch, ich kann nur Deutsch.
Ne İngilizce ne de Arapça (bilmiyorum), yalnızca Almanca biliyorum.
wenn (eğer)
Wenn ich nach İstanbul fahre, besuche ich meine Tante. İstanbul'a gidersem, teyzemi ziyaret ederim.
wenn...auch (olmasına rağmen)
Tarık hat in seiner Prüfung keinen Erfolg gehabt wenn er auch viel gearbeitet hatte. Tarık, çok çalışmış olmasına rağmen, kötü bir sınav yaptı.
wie...auch/wie...auch immer (ne kadar...olursa olsun)
Wir werden unsere Aufgaben machen, wie sehwierig sie auch immer sind. Ödevlerimiz ne kadar zor olursa olsun, onları yapacağız.
wo (iken)
Warum hast du mich nicht besucht, vvo ich auf dich so lange gevvartet habe. Ben seni o kadar çok beklemişken, sen beni niçin ziyaret etmedin?
zumal (olduğu takdirde)
Wir werden im Garten arbeiten, zumal es nicht regnet. Hava yağmadığı takdirde, bahçede çalışacağız.
zwar...aber (gerçi)
Es fâhrt zwar Dolmuş dorthin, aber ich fahre lieber mit dem Fahrrad.
Oraya gerçi dolmuş gidiyor, fakat ben bisikletle gitmeyi tercih ediyorum.
Yazar TUTOR - 16.11.2008 19:08 · 2 Yorum · 28075 Okunma · Yazdır
Yorum
#2 | muharrem gunes - 01.10.2010 18:10
çok mükemmel hazırlanmış ve net olarak anlaşılır bir sunum.Wink
#1 | trkn59 - 28.09.2010 19:36
güzel ve önemli bir paylaşım
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Harika! Harika! 50% [1 Oy]
Çok İyi Çok İyi 0% [Oylanmamış]
İyi İyi 50% [1 Oy]
Fena Değil Fena Değil 0% [Oylanmamış]
Kötü / Berbat Kötü / Berbat 0% [Oylanmamış]
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

Sunular Bulutu
İsmin Halleri, Imperativ, Kleider, Geschenk, Sport Ist International, Das Jahr und die Jahreszeiten, Deutsch Durch Comics, Sezginer Sözlük 2.0, Adjektive Regeln, Meine Familie
::DUYURU::
Öğretim Programlarının Uygulanmasına ilişkin duyuru.
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.

umran
23.09.2017
Wie Bitte Kugel ses dosyalarına ulaşabilen var mı arkadaşlar

onesoul
19.09.2017
schritt für schritt kitabının ses dosyasını gönderebilir misiniz? lütfen

metix
17.09.2017
yds ye giren arkadaşlar bilgi paylaşabilir mi

tuncay
07.09.2017
Arkadaşlar Wie Bitte ve Kugel kitaplarına uygun yıllık plan 9,10,11 gönderirseniz çok sevinirim . Teşekkürler

dtsch
06.09.2017
Katılıyorum zeynep6666 hocam

Sayfa oluşturulma süresi: 0.52 saniye Anasayfa - Arama - Iletisim - Tavsiye Et - Site Haritasi - Yukari 6,517,355 Tekil Ziyaretçi