18.12.2017 06:57
::Atatürk::
Das Leben von Atatürk
Chronologie
Aussagen
Man Sagt Über Atatürk
Anıtkabir
Atatürk's Musikauffassung
Meb Atatürk
Üye Kayıt İstatistikleri
Kayıtlı: 17544

Bugün: 2
Dün: 36
Bu Hafta: 2
Bu ay: 242
Bu yıl: 3920
Yeni Kullanıcı : EgorEtedy
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 13,422
En Yeni Üye: alpgok1968
Ana Menü
Flash Dil Oyunları
Ana Sayfa
Downloads
Linkler
Resim Galerisi
Sık Sorulan Sorular
Almanya Haritası
::Planlar::
İlköğretim Yıllık Planlar
İlköğretim Günlük Planlar
Lise Yıllık Planlar
Lise Günlük Planlar
::Soru Bankası::
Soru Bankası İlköğretim
Soru Bankası Lise
KPDS - KPSS
ÜDS
YDS
SBS
AİO ve AÖL
::Dosyalar::
Arbeitsblätter
Dokümanlar
Zümreler
Öğretim Programları
Yönetmelikler
Ders Kitapları
E-Kitap
Sketche
Programlar
::DaF::
Online Übungen
Online Adjektive Lernen
::Sizde Katılın::
Sık Kullanılanlara Ekle
Sitemizi Tavsiye Ediniz
::Haber::
Son Dakika
Eğitim Haberleri
Emek Haberleri
Almanya Canlı Radyo
Die Deutsche Zeitungen

Sudoku Oyna
Almanca Dersler
Almance Video Kursu
canoo.net
canoo.net
Duden Online
Duden
Online Wörterbuch
Tıklayınız
Sunular İçin Tıklayınız
Tıklayınız
Sunular İçin Tıklayınız
Das Zitat des Tages
Das Zufallszitat
En Son Makaleler
DaF ist spitze!
Rotkäppchen und der ...
Roland und der Drache
Hänsel und Gretel
Herr Johns
RSS Yayın
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
Security System 1.8.3 © 2006 by BS-Fusion Deutschland
DaF
Makale Hiyerarşisi
Makaleler ana sayfası » Kültür ve Sanat » ALMANYA İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ KÜLTÜREL DEĞİŞİM
ALMANYA İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ KÜLTÜREL DEĞİŞİM
Almanya ile Türkiye arasındaki Kültürel Değişim konulu internet sayfasında (bkz. Link) Türkiye ile Almanya arasında kültür ve eğitim alanındaki ilişkilerin farklı yönleri hakkında bilgiler yer alıyor.

Türkiye ile Almanya arasındaki kültürel ilişkilerin dünü ve bugünü:

Türkiye ile Almanya arsındaki kültürel ilişkiler 19. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geleneğe sahiptir ve genellikle ağırlıklı olarak eğitim alanında gerçekleşmiştir. Almanya ile Türkiye arasındaki kültürel ilişkiler, 20. yüzyılın başına kadar askeri ve ticari ilişkilerle kıyaslandığında, ikinci planda kalmaktadır.


O dönemde, Osmanlı İmparatorluğu ile kültürel ilişkilerde de Almanya diğer Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmıştı. Ancak, 20. yüzyılın başında Alman halkının Osmanlı İmparatorluğuna ilgisinin artmasıyla bu da değişti. Alman arkeolojik araştırmalarının 19. yüzyılın ortalarından itibaren Türkiye'de elde ettiği olağanüstü başarılar sayesinde ve Alman üniversitelerinde şarkiyatçılık bölümlerinin kurulmasıyla iki devlet ve iki toplum arasındaki kültürel ilişkiler de yoğunlaşmıştır. 1911 yılında Heilbronn Neckar gazetesinin genel yayın yönetmeni Türk dostu Ernst Jaeckh tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin kültür, ekonomi, toplumsal ve siyasi yaşamının 50'den fazla temsilcisinin katıldığı araştırma gezisi daha yoğun bir işbirliğinin temelini oluşturmuştur. Bu seyahat sayesinde 1912/1913 yıllarından sonra Alman profesör ve uzmanlar Türk eğitim sisteminin ve Darülfünun'un reformu konusunda çalışmalarda bulunmuşlardır.


Geçtiğimiz yüzyılın 30'lu ve 40'lı yıllarında sekseni aşkın Alman sanatçı ve bilim adamı Nazi rejiminden kaçıp Türkiye'ye sığınmıştır. Mimar Bruno Taut, ekonomistler Alexander Rüstow, Gerhard Kessler ve Wilhelm Röpke ve 1935'ten itibaren Ankara Konservatuarı'nda çalışan Dr. Ernst Praetorius gibi bilim adamları Türk üniversitelerinin kuruluşuna katkıda bulundular. Hukukçu Ernst Hirsch Ankara Hukuk Fakültesi'nin kuruluşunda önemli rol oynadı. Daha sonra Berlin Belediye Başkanı olan Ernst Reuter o dönemde Ankara ve İstanbul'da idare ve ulaşım konularında uzman olarak görev aldı. Göçmenlerin oluşturdukları temellerden hareketle halen çok sayıda genç Türk bilim adamı çalışmalarında Almanya'ya yönelmektedir. Alman Cumhurbaşkanı Theodor Heuss'un resmi Türkiye ziyareti sırasında, 8 Mayıs 1957 tarihinde imzalanan Türk-Alman Kültür Anlaşması'yla bu işbirliği milletler hukuku açısından da teyit edilmiştir.


Türk yüksek öğrenim sisteminin geçtiğimiz yüzyılın 60'lı yıllarından itibaren belirgin bir şekilde Anglosakson sistemini örnek almasına rağmen günümüzde özellikle makine mühendisliği, ormancılık, hukuk ve özellikle arkeoloji alanlarında Alman ve Türk bilim adamları arasında yoğun bir işbirliği mevcuttur. İki ülke arasında eğitim alanında da karşılıklı değişimin arttığını tespit etmek mümkün. Türkiye'nin SOKRATES ve "Altıncı Araştırma Çerçeve Programı" gibi AB programlarına dahil olmasıyla Türk üniversiteleri Alman üniversiteleri için gittikçe daha cazip partnerler haline geliyor. Alman dili de yeni fırsatlara kavuşuyor: Yabancı dil eğitiminde İngilizcenin yıllar boyunca süren hakimiyetinden sonra, Türk Hükümeti'nin ikinci yabancı dilin zorunlu ders olarak okutulması yönündeki girişimi sayesinde Almancaya gösterilen ilginin artması bekleniyor. Almanya bu projenin uygulanmasını bütün gücüyle desteklemeye hazır. Almanca ağırlıklı Anadolu Liseleri'ne Almanya'dan öğretmen gönderilmesini kapsayan program çerçevesinde, bu konuda yararlı olabilecek deneyimler edinilmiştir. Arkeoloji alanındaki ilişkiler geleneksel olarak çok yoğundur ve Avrupa'nın ortak kültür mirasının ortaya konulmasının ötesinde, Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı anlayışın da geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün 1928 yılından beri İstanbul'da bir şubesi bulunuyor ve aralarında Troya, Milet, Priene, Boğazköy/Hattuşa ve Pergamon'nun bulunduğu Türkiye'deki toplam 19 Alman kazı çalışması buradan yönetiliyor.


2001 yılında beğeni kazanan ''Truva'' ve ''Hititler'' sergilerinden sonra 20 Ocak-17 Haziran 2007 tarihleri arasında ''12.000 Yıl Önce Anadolu'da - İnsanlığın En Eski Anıtları'' adlı büyük bir eyalet sergisi Karlsruhe sarayında ziyarete açılmıştır. Almanya'da yaşayan yaklaşık 2.5 milyon Türk vatandaşının faaliyetleri kültürel ilişkiler açısından büyük önem taşımaktadır. Sanatsal etkinliklerde özellikle Almanya'da yaşayan tanınmış Türk asıllı sanatçılar çok kültürlü bir Almanya'yı temsil ederek, kültürel anlayışın yeni boyutlarını ortaya çıkarıyor. Son olarak Berlin Film Festivali'nde “Duvara Karşı” adlı filmi ile ödül alan ve Türkiye'de de çok başarılı olan Fatih Akın bunlardan sadece biri. Bu film sayesinde Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklerin yabancılar tarafından ne şekilde algılandığı konusunda fikirler üretilmeye başlandı. Hem oyuncu hem de yazar olarak tanınan Emine Sevgi Özdamar yada yazar Feridun Zaimoğlu ve Selim Özdoğan Almanya’da yaşayan başarılı sanatçıları temsil ediyor. Özellikle edebiyat ve film sektöründe çok sayıda Türk veya Türk asıllı oyuncu, yönetmen ve yazar kendi “Türk-Alman yolunu” bulmaya koyuldular. Artık kendilerini sadece Türk veya göçmen konularıyla sınırlamak istemiyor, kendilerini Alman toplumunun bir parçası olarak görüyor.

Kaynak:www.ankara.diplo.de

Mehr

Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Sayfa oluşturulma süresi: 0.33 saniye Anasayfa - Arama - Iletisim - Tavsiye Et - Site Haritasi - Yukari 6,619,498 Tekil Ziyaretçi